Bir kimlik siyaseti olarak İSLAMCILIĞIN sonu!

Standart

Melih R. Çalıkoğlu, 10 Mart 2019

İnsan ve onun ürettiği her şey zaman ve mekanla bağlantılı ve bu iki çerçeveden kurtulması mümkün değil. İslamcılık da kendi zaman ve mekanına bağlı olar, Batı’nın medeniyet kuran çok kapsamlı ve tüm dünya geneline etki eden ve bütün toplumları dönüşüme zorlayan sosyal, kültürel, ekonomik ve felsefi hegomonik kudretine bir tepkiden başka bir şey değildi. Yani İslamcılık bu hegomonik yapıyla kurulan etkileşimli ilişkiye karşı üretilen  iki farklı tepkisel davranış olan “uyum sağla” (Batılılaş) ve “diren” (Doğulu kal) davranışlarından ikincisi yani bir “diren” davranışıdır ve özü itibariyle bir REAKSİYON’dan ibarettir.

Okumaya devam et

Ya köleliğe alıştıysanız!

Standart

Jasques Ranciere

M.ö. 5. yüzyılda yaşamış olan tarih biliminin kurucusu Bodrumlu Herodot köleliğe, başkaldırıya ve kölelik ruhuna ilişkin ilginç bir hikaye anlatır. Hikaye halen hayatta olan 1940 doğumlu Fransız düşünürü Jasques Ranciere tarafından bir kitabından alıntılanmıştır. Politikanın aslında fakirler ve zenginlenden oluşan iki toplumsal sınıf arasında, fakirlerin kalabalık bir topluluk olarak toplumun tamamını temsil edermiş gibi sayılmaları ve gerçekten bir şey olan tek gurup olan zenginler tarafından düzenin devamı için nasıl yönetildiklerini anlatmak için bir örnek olarak kullanır bu hikayeyi. 

Herodot bu hikayesinde -hikaye dediğimize bakmayın, muhtemelen yaşanmış bir olaydır- İskit kölelerinin isyanını anlatır.

Okumaya devam et