ATEŞ ZATEN ELİMİZDE; TANRILARDAN ÇALINACAK BİR ŞEY KALMAMIŞTIR!

Standart

İnsanlar anadilini imla kuralları veya anlam yapıları hakkında özel bir eğitime ihtiyaç duymadan konuşabilir. Metinlerin nasıl işlediğini bilmemiz gerekmez. Bu durum, bilgisayar yazılımlarından hiç anlamayan kişilerin bilgisayar kullanabilmesine benzer. Peki özel bir şeyler öğrenmeksizin güzel konuşabiliyorsak, edebiyatın gereği nedir?

Bu sorunun cevabı dil bilimcilerin sahasında kalıyor. Ancak benzer bir soru sanat ve estetik için de söz konusudur: Yüz milyonlarca insan için sanatsız bir yaşam mümkün ise insanoğlu için sanatın gereği nedir?

Okumaya devam et

SÜRÜYE DAHİL OLMANIN BÜYÜSÜ…

Standart

Grup psikolojisi üzerinde yapılan en dikkatli araştırmaların kanıtlamaya ve detaylarıyla tanımlamaya çalıştığı şey, aktif bir grubun içindeki bireylerin zamanla eriyerek kendisini özel bir durumun içinde bulması sürecidir. Bu, hipnotize edilmiş bir bireyin kendisini hipnotize eden kişinin ellerinde bulması gibi büyüleyici bir durumdur… Bireyin uyanık kalmasına karşın bilinçli kişilik tamamen yok olmuş, akıl ve irade kaybolmuştur. Bütün hisler ve düşünceler hipnotize eden kişinin (yani sürünün) istediği yöne doğru yönelmiştir. (FREUD S., Grup Psikolojisi ve Ego Analizi, Alter Yayıncılık, 2013, s.10)

Okumaya devam et

Seslerden Bir Ses (1)

Standart
The Childhood Of Chaos, Ovidiu Kloska, Romania, kaynak: www.singulart.com

NOT: Yazı ilk defa meridyenhaber.com adresinde yayınlanmıştır.

Kargaşanın hakim olduğu, bizi hayata demir çıpalarla bağladığını zannettiğimiz temel değerlerin sarsıldığı, dostun dosta, babanın oğluna, kardeşin kardeşine, komşunun komşuya zarar verdiği, toplumun tüm kareleri ile sapır sapır döküldüğü, mozayiğin çatladığı, cehaletin eğitimli olmaktan yeğ olduğu, yalakaların artık utanmak zorunda kalmadığı, devletin tüm organları ile partili bir pelteye dönüştüğü garip zamanlardan geçiyoruz.

Okumaya devam et

“GÜÇ” EN ÇOK KİMİ SARHOŞ EDER? KADINLARI MI, ERKEKLERİ Mİ?

Standart

Ashley Cowie

“Güç” insanı kontrolden çıkarır derler. Şiddet ise genellikle erkek güç sahipleri ile özdeşleştirilir. Ancak araştırmacılar, genellikle barışçı ve iyiliksever olarak bildiğimiz kadın yöneticiler olan Kraliçelerin, savaş merakının Krallara göre % 38,8 daha fazla olduğunu ispatladı. #güç #cinsiyet #doğa

Osmanlı İmparatorluğunda Kadınlar Saltanatı diye anılan dönemi başlatan Hürrem Sultan (Kaynak: Topkayı Sarayı)
Okumaya devam et

YERLİ VE MİLLİ BİR KÜLTÜR: İMKÂNSIZ İKTİDAR

Standart

Yazan : Nejla Kurul

Kaynak : ÖzgürDenizli

Yayın Tarihi : 8 Temmuz 2019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğumgününü kutlamak için Beylerbeyi Sarayında kendisi ile bir araya gelen sanatçılar. Kaynak: ahaber

Gündelik Hayatta Kültür ve Kültür Üretimi

Yerel yönetimlerde çeyrek yüzyıldır, merkezi hükümette ise 17 yıldır iktidar olan AKP “kültür alanında iktidar olamadık” itirafında bulunuyorsa bunun siyasal iklim, gündelik hayat ve eğitimle bir ilişkisi olmalı. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın“Biliyorsunuz, siyasal iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz siyasî iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” deyişi ile AKP tabanındaki bilgi eksikliği ve dindar aydınların kültür üretimindeki sınırlılığın farkında olduğu görülüyor.

Okumaya devam et

Japonları aklımıza gelen her konuda örnek alabilir miyiz?

Standart

Japonya’daki Cinsiyetçilik Probleminin Kökleri çok Daha Derinlerde

  • Yazan : Hiroka Shoji
  • Shoji Uluslararası Af Örgütü için çalışan Doğu Asyalı bir araştırmacıdır.
  • Kaynak: Time.com
  • Orjinal Başlık : A Tokyo Medical School Rigged Exam Results to Favor Men. But Japan’s Sexism Problem Runs Even Deeper
  • İlk Yayın Tarihi: 26 Ağustos 2018
  • Tercüme : Melih R. Çalıkoğlu
Bir erkek Tokyo Tıp Üniversitesinden içeriye girerken. 8 Ağustos 2018. Bir gün önce Tokyo’da bir tıp fakültesi yürütülen bir incelemenin ardından giriş sınavlarında kadın öğrencilerin notlarını düzenli olarak düşürdüklerini itiraf edip, ayrımcılık için özür dilemişti. Kaynak: Kazuhiro Nogi—AFP/Getty Images

“Karımı bir kez daha dövdüm, çünkü kız bebek doğurmuştu.” Bunlar dedemin annemin doğduğu 1958 yılında günlüğüne yazdığı kelimeler.

Okumaya devam et