Bilim de Siyasaldır:  Anadolu’nun Batı Medeniyetine Yaptığı Unutturulmuş Katkısı

Standart

Ege Denizi’nin masmavi suları, antik çağların en büyüleyici medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Batı medeniyetinin de beşiği olarak tanımlanan ve kabul edilen bu bölge, Miken ve Minoa gibi Batı’nın temeli kabul edilen Yunan Medeniyetini doğrudan doğuran Bronz çağı uygarlıkların beşiği olarak görülüyor. Ama bu tanımlamada bir sorun var. Zira Yunan medeniyetinin doğuşuna en az Miken ve Minos uygarlıkları kadar hatta belki daha fazla katkı yapmış Batı Anadolu uygarlığı olan Luwilerin hiç hesaba katılmıyor hatta yok sayılıyor olması.

Okumaya devam et →

Kant’ın Aydınlanma Kavramını Açıklığa Kavuşturmak: İlgi Çekici Bir Tartışma

Standart
Yapay Zeka’nın (Leonardo.AI) yorumuyla Immanuel Kant

Bu makale, Immanuel Kant‘ın 1784 yılında yazdığı “Cevap: Aydınlanma Nedir?” başlıklı çalışmasını detaylı bir şekilde ele alır. Makalenin daha önce yayınladığımız Türkçe tercümesine buradan ulaşabilirsiniz. Kant’ın Aydınlanma üzerine olan düşüncelerinin daha iyi anlaşılması ve okuyucunun bilgi birikimini genişletmek amacıyla bu değerlendirme yapılmıştır.

Makalenin odak noktası, Aydınlanmanın insan yaşamındaki önemine dair merak edilen soruları merkeze almak ve bu konuda Kant’ın görüşlerine dayalı açıklayıcı yanıtlar sunmaktır. Makalenin genel kurgusu ve sorulan sorular Melih R. Çalıkoğlu tarafından tasarlanmıştır. Sorulara verilen cevaplar, Kant’ın makalesini detaylı bir şekilde okuyarak yanıtlar üreten ChatGPT isimli yapay zeka tarafından sağlanmıştır.

Okumaya devam et →

Enes, Bahadır ve Özgürlük Üstüne

Standart

Bu uzun bir yazı olacak. Sizi bir düşünce gezisine davet ettiğimi düşünün. Sorular sorduğum ve bunlara cevap olarak önermelerimi sunduğum bir yolculuk gibi biraz dolambaçlı ve biraz da yorucu.

Okumaya devam et →

Suriyeliler Artık Türkiyeli mi Oldu?

Standart

Resmi istatistiklere göre şu anda ülkemizde geçici koruma statüsünde 3 milyon 684 bin Suriyeli sığınmacı var. Bu sığınmacılar arasında yaşları 0 ile 9 yaş arasında olan 1 milyon 66 bin çocuk da bulunuyor (1). Bu çocukların çok büyük bir bölümünün Türkiye topraklarında doğduğu ve kendi anavatanlarını hiç görmemiş olduklarını tahmin edebiliriz. Suriyelilerin yanı sıra 173 bin Iraklı, 116 bin Afganistanlı ve 27 bin İranlı da ülkemize sığınmış durumda (2). Varlıklarını hepimizin gördüğü ve bildiği Afrikalı göçmenlerin sayısını ise hiçbir yerde bulamadım.

Okumaya devam et →

Bu Rejim Bizi Ay’a Götüremez

Standart

Uzay Programına Neden Sevinemedim?

Açık ve net konuşayım. Daha küçük bir çocukken, henüz Uzay Mekiği bile ilk uçuşunu yapmamışken, Skylab uzay istasyonu yeryüzüne düşürülürken yani 1970’lerin sonlarından beri uzay ve uzayın keşfi konusuna meraklıyım. Çok yakından takip ederim. Her ne kadar pozitif bilimlerde eğitim almamış olsam da, bir mühendis veya benzeri yetkinliğim bulunmasa da, bir sosyal bilimci olarak bu konunun politikle ve kültürle ilgisini araştırabilecek yeterlikte olduğumu düşünüyorum. Bu hafta Cumhurbaşkanı’nın büyük bir şölenle duyurduğu, altının boş olduğu bir iki gün geçmeden anlaşılan, uzay programına neden sevinemediğimi, ve neden bu ekibin Türkiye’yi yeni keşifler çağına taşıyamayacağını bu bilgi birikimime dayalı olarak açıklamam gerekiyordu.

Okumaya devam et →

GERÇEKLE HER YÜZLEŞTİĞİMİZDE: KAPTAN COUSTEAU ÇELİŞKİSİ

Standart

Bu dünyadan bir Kaptan Cousteau geçti. 1980’lerde çocuk olanlar, yani benim kuşağım, iyi tanırız onu. Yüzünden gülümsemeyi hiç eksik etmeyen, dalgıç kıyafetinden başka şey giymeyen bir bilim adamıydı. Televizyon teknolojisinin evlerimize getirdiği en etkileyici isimlerden biriydi, Jacques-Yves Cousteau (1910 – 1997).

Okumaya devam et →

ATEŞ ZATEN ELİMİZDE; TANRILARDAN ÇALINACAK BİR ŞEY KALMAMIŞTIR!

Standart

İnsanlar anadilini imla kuralları veya anlam yapıları hakkında özel bir eğitime ihtiyaç duymadan konuşabilir. Metinlerin nasıl işlediğini bilmemiz gerekmez. Bu durum, bilgisayar yazılımlarından hiç anlamayan kişilerin bilgisayar kullanabilmesine benzer. Peki özel bir şeyler öğrenmeksizin güzel konuşabiliyorsak, edebiyatın gereği nedir?

Bu sorunun cevabı dil bilimcilerin sahasında kalıyor. Ancak benzer bir soru sanat ve estetik için de söz konusudur: Yüz milyonlarca insan için sanatsız bir yaşam mümkün ise insanoğlu için sanatın gereği nedir?

Okumaya devam et →