ATEŞ ZATEN ELİMİZDE; TANRILARDAN ÇALINACAK BİR ŞEY KALMAMIŞTIR!

Standart

İnsanlar anadilini imla kuralları veya anlam yapıları hakkında özel bir eğitime ihtiyaç duymadan konuşabilir. Metinlerin nasıl işlediğini bilmemiz gerekmez. Bu durum, bilgisayar yazılımlarından hiç anlamayan kişilerin bilgisayar kullanabilmesine benzer. Peki özel bir şeyler öğrenmeksizin güzel konuşabiliyorsak, edebiyatın gereği nedir?

Bu sorunun cevabı dil bilimcilerin sahasında kalıyor. Ancak benzer bir soru sanat ve estetik için de söz konusudur: Yüz milyonlarca insan için sanatsız bir yaşam mümkün ise insanoğlu için sanatın gereği nedir?

Sanat, estetik ve güzellik duygusudur. Sanatçı, kavradığı bu soyut duyguları algılanabilir, somut bir gerçekliğe çevirir. Bunun için büyülü bir sihirbaz değneği gerektiği açıktır. Bir insan, en başından itibaren hep gördüğü bazı şeyleri başka hiç kimsenin görmediğini fark ettiğinde, bu sihirli değneği elinde bulur. Artık sıra tuval üzerinde fırça gezdirmektedir. Kimi eşsiz notalar yazar kimi bir kayanın içinde milyon yıldır bekleyen bir arslanı yontarak açığa çıkarır.

Bizler, eşsiz bir yağlı boya tabloya, güzel bir melodiye veya mermerden bir arslanın gözlerinin içine bakmaya ne kadar muhtaç olduğumuzu fark etmeyebiliriz… Ama sanatçılar, sırf biz bunu anlayabilelim diye, Zeus’tan ateş çalmaya giderler*. Çılgınlıktır bu.

Sanatçının bu yolculuğu, sıradan insanın sonsuza dek yabancı kaldığı bir macera değildir. Eserlerin anlattığı en zor hikayeler bile toplum bilincinde yavaş yavaş mayalanır. Yol hikayelerinin gerçekliğinden emin olan ısrarlı sanatçıların çağrıları güç biriktirerek yayılır, toplumsallaşır, hatta bazen küreselleşir. Sanat ve estetik duygularını harekete geçirecek şekilde kodlanan mesajlar, zamanla toplumsal bir dinamiğe, geleceğin yol haritasına dönüşme eğilimi gösterir.

Dini veya siyasi otoritelerin süslü bir katedral, dev bir cami veya özgün bir opera binası için büyük paralar saçmasının amacı da budur; “bizi izleyin”, “biz güçlüyüz” türü mesajlar her fiyatı hak eder. Hak eder ama bu gibi mesajların başarısı, dökülen betonun çokluğundan gelmez. Hangi sanat dalında olursa olsun, kurgulanacak mesaj estetik hislerle sarmalanmalı, yaratıcı bir güçle ince ince işlenmelidir. Bunu ise sanatçılar yapabilir, müteahhitler değil.

Tam da bu yüzden, tanrılardan ateş çalmayı başarmış bir yolculuğun hikayesi, karton üzerinde olsa bile bin yıl hayatta kalabilir. Tonlarca betonun dereye, tepeye döküldüğü müteahhit eserlerinin bir sonraki yüzyılı göremeyeceğini ise herkes bilir.

Bütün zamanların en yaygın sanat tartışması olan “Sanat sanat için midir, yoksa toplum için mi?” sorusu, sanatçıya hikayesiyle neyi hedeflediğini sormaktadır. Eserin mesajı, ömrü ve sanatçının sanat hayatı hep bu sorunun cevabına göre yeniden şekillenecektir.

Hikayesinin gerçekliğinden şüphe duyan birinin bu soruyu, “Yarattım ve kenara çekildim, hepsi bu!” şeklinde cevaplaması daha doğru olur. Duygularını esere dönüştürüp öylece bırakmak, kolaycı bir yaratma tatmini için yeter de artar bile. Basit bir sihirbazlık numarası yapıp şovu tamamlamak gibi yani.

Buna karşın, eserinin temsil ettiği her değere tam tamına inanmış ve çıktığı yolculuğun hayalden ibaret olmadığından emin bir anlatıcı, kenara çekilemez. Zira o, rahminde daha aydınlık bir geleceğin tomurcuğunu taşıdığını bilen, doğum için gün sayan kimsedir. Yavrusunu kucağına alma içgüdüsü yüzünden, zamanı dondurmak isteyen herkese derhal itiraz eder. Gündelik fikirlerle, yaygın inançlarla ve iktidarla asla uzlaşamaz. Ölümünden sonra bile devam edecek bir kavgada yer alma inatçılığındadır. Onun yolculuğunun hikayesi satın alınamaz.

“Ateş zaten elimizde, tanrılardan çalınacak bir şey kalmamıştır” diyen uzlaşmacı bir “sanatçı” tam da tanrıların istediği şeydir. Mümkün olsaydı, onu mutlaka yaratırlardı.

(*) Efsaneye göre Prometheus, Zeus’un kurduğu tanrısal egemenliği karşı koymak için tanrılardan ateşi (yaratıcılığı, bilimi, uygarlığı) çalarak insanoğluna getirir. İnsanlığı yüceltmeyi başarır ancak Zeus tarafından şiddetle cezalandırılır.

Uğur K.YİĞİT, Dr.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.