“Bir tilki gördüm, kuyruğu on metreydi” diye başlayan avcı hikâyesini bilirsiniz: Tilki yaklaştıkça kuyruğu kısalır ve nihayet avcı, “neden kuyruğundan tutup yakalamadın” sorusunu, “kuyruğu yoktu ki tutayım” diye yanıtlar.
Yazar: MUHSİN ALTUN
Alacalı Vatandaşlık
StandartDaimi’dir ozanımız,
Bu destanı yazanımız,
Nedir bizim noksanımız?
Biz vatandaş değil miyiz?
Âşık Daimi’nin (1932-83) vaktiyle yurtdışındaki işçiler adına sorduğu bu soruyu, artık yurtiçindeki kimi vatandaşlar da sıkça sorar oldu. Meşru talepleri incelenmeksizin reddedilen, gece yarısı yayımlanan bir KHK ile işinden atılan, istihdam fırsatları engellenen, sokağa çıktığında orantısız polis şiddetine maruz kalan; evleri yıkılıp toprakları gasp edilen ya da yerel yaşam kaynakları akredite yağmacılara kiralanan sosyal gruplar, son yıllarda hız kazanan “vatandaşlık” kurumundaki yapısal dönüşümün mağdurlarıdır.
Akademi Neden Suskun?
StandartGeçen hafta, “Barış Süreci” ya da “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yönetilen sürece (ne kadar ‘süreç’ denebilirse) akademinin neden suskun kaldığı sorusunun cevabını aramakla geçti. “Akademi” derken, başta siyaset bilimi ve sosyoloji olmak üzere sosyal bilimler camiasını kastediyoruz.
Okumaya devam et