“Güç” insanı kontrolden çıkarır derler. Şiddet ise genellikle erkek güç sahipleri ile özdeşleştirilir. Ancak araştırmacılar, genellikle barışçı ve iyiliksever olarak bildiğimiz kadın yöneticiler olan Kraliçelerin, savaş merakının Krallara göre % 38,8 daha fazla olduğunu ispatladı. #güç #cinsiyet #doğa
Osmanlı İmparatorluğunda Kadınlar Saltanatı diye anılan dönemi başlatan Hürrem Sultan (Kaynak: Topkayı Sarayı)Okumaya devam et →
Bir ülkenin yöneticisinin zekasını anlayabilmek için kullanacağınız ilk yöntem çevresindeki adamlara bakmaktır. – Niccolo Machiavelli, İtalya, 1469 – 1527
Devleti o kadar yücelttiler, o kadar kutsadılar ki artık onu sadece Tanrı yönetebilirdi. Ama Tanrı’nın yeryüzüne inmek gibi bir niyeti yoktu. Ve böylece devlet tanrının yerini aldı. – M. R. Çalıkoğlu, Türkiye, 1972 –
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğumgününü kutlamak için Beylerbeyi Sarayında kendisi ile bir araya gelen sanatçılar. Kaynak: ahaber
Gündelik Hayatta Kültür ve Kültür Üretimi
Yerel yönetimlerde çeyrek yüzyıldır, merkezi hükümette ise 17 yıldır iktidar olan AKP “kültür alanında iktidar olamadık” itirafında bulunuyorsa bunun siyasal iklim, gündelik hayat ve eğitimle bir ilişkisi olmalı. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın“Biliyorsunuz, siyasal iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz siyasî iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” deyişi ile AKP tabanındaki bilgi eksikliği ve dindar aydınların kültür üretimindeki sınırlılığın farkında olduğu görülüyor.
Orjinal Başlık : A Tokyo Medical School Rigged Exam Results to Favor Men. But Japan’s Sexism Problem Runs Even Deeper
İlk Yayın Tarihi: 26 Ağustos 2018
Tercüme : Melih R. Çalıkoğlu
Bir erkek Tokyo Tıp Üniversitesinden içeriye girerken. 8 Ağustos 2018. Bir gün önce Tokyo’da bir tıp fakültesi yürütülen bir incelemenin ardından giriş sınavlarında kadın öğrencilerin notlarını düzenli olarak düşürdüklerini itiraf edip, ayrımcılık için özür dilemişti. Kaynak: Kazuhiro Nogi—AFP/Getty Images
“Karımı bir kez daha dövdüm, çünkü kız bebek doğurmuştu.” Bunlar dedemin annemin doğduğu 1958 yılında günlüğüne yazdığı kelimeler.
Şehrin yalnızlaştırdığı insanlar ancak “Sosyal Hareketler” kanalıyla sosyal bağ kurabilir. Bu bağlar özel alanlarında “benzer yaşam biçimleri”, kamusal alanda ise “siyaset” vasıtasıyla oluşur. – Vincenzo Ruggiero, İtalya, 1950 –
Kendi “topluluğumuzun” içinde ve kendi insanlarımızla doğduğumuz andan itibaren iyi ya da kötü bir birliğin içindeyizdir. “Topluma” çıktığımızda ise yabancı bir ülkeye gitmiş gibi oluruz. – Ferdinand Tönnies, Almanya, 1855 – 1936