
Kendi “topluluğumuzun” içinde ve kendi insanlarımızla doğduğumuz andan itibaren iyi ya da kötü bir birliğin içindeyizdir. “Topluma” çıktığımızda ise yabancı bir ülkeye gitmiş gibi oluruz.
– Ferdinand Tönnies, Almanya, 1855 – 1936

Kendi “topluluğumuzun” içinde ve kendi insanlarımızla doğduğumuz andan itibaren iyi ya da kötü bir birliğin içindeyizdir. “Topluma” çıktığımızda ise yabancı bir ülkeye gitmiş gibi oluruz.
– Ferdinand Tönnies, Almanya, 1855 – 1936




Isa Soares, Natalie Gallon, 11 Şubat 2019, CNN
Kukuta, Kolombia (CNN) Venezuela krizinin insanlar üzerindeki bedelini kadınların yüzünden okuyabiliyorsunuz.
Sizinle konuşurken seslerinde acı ve gözlerinde hüzün var. İlk başta çekinseler de, biraz konuşunca içlerini döküyor, göz yaşları içinde bir zamanlar kendileri için akıllarından bile geçiremeyecekleri bir duruma nasıl düştüklerini anlatıyorlar: geçimlerini sağlayabilmek için bedenlerini satmak.
John Timmer, 21 Aralık 2018

Demokrasinin 20. yüzyıldaki yayılımı Batı’nın küresel hegemonyasının yayılımı ile doğrudan orantılıdır. Bunun anlamı pek çok toplumun demokrasiyi iç dinamiklerinin bir sonucu olarak değil, küresel trendleri yaratan Batı’nın oluşturduğu dönüşüm baskısı karşısında zorunluluk gereği yani dış dinamiklerin bir sonucu olarak üretmiş olmasıdır. Bu ilk bakışta bu ülke halkları için özgürlük alanlarının genişlediğini gösteren iyi bir gelişme olsa da çok temel bir paradoksa sebep olur.
Okumaya devam et
Nazi Propaganda makinesi tarafından hazırlanan bir afiş (tek halk, tek devlet, tek lider)
Irina Bokova, Sara Bloomfield, 25 Ocak 2016
Aşağıdaki yazı UNESCO Genel Müdürü Irina Bokova ve USHMM Müdürü Sara Bloomfield tarafından, İkinci dünya savaşında Yahudilerin Nazi Almanyası tarafından sistemli soykırıma tabi tutulduğu Auschwitz ve Birkenau kamplarının ele geçirilmesi ve esirlerin kurtarılmasının 71. yılı münasebeti ile kaleme aldıkları bir metindir.
