İnsan ve onun ürettiği her şey zaman ve mekanla bağlantılı ve bu iki çerçeveden kurtulması mümkün değil. İslamcılık da kendi zaman ve mekanına bağlı olar, Batı’nın medeniyet kuran çok kapsamlı ve tüm dünya geneline etki eden ve bütün toplumları dönüşüme zorlayan sosyal, kültürel, ekonomik ve felsefi hegomonik kudretine bir tepkiden başka bir şey değildi. Yani İslamcılık bu hegomonik yapıyla kurulan etkileşimli ilişkiye karşı üretilen iki farklı tepkisel davranış olan “uyum sağla” (Batılılaş) ve “diren” (Doğulu kal) davranışlarından ikincisi yani bir “diren” davranışıdır ve özü itibariyle bir REAKSİYON’dan ibarettir.
Okumaya devam etMAKALE
Ya köleliğe alıştıysanız!
StandartJasques Ranciere
M.ö. 5. yüzyılda yaşamış olan tarih biliminin kurucusu Bodrumlu Herodot köleliğe, başkaldırıya ve kölelik ruhuna ilişkin ilginç bir hikaye anlatır. Hikaye halen hayatta olan 1940 doğumlu Fransız düşünürü Jasques Ranciere tarafından bir kitabından alıntılanmıştır. Politikanın aslında fakirler ve zenginlenden oluşan iki toplumsal sınıf arasında, fakirlerin kalabalık bir topluluk olarak toplumun tamamını temsil edermiş gibi sayılmaları ve gerçekten bir şey olan tek gurup olan zenginler tarafından düzenin devamı için nasıl yönetildiklerini anlatmak için bir örnek olarak kullanır bu hikayeyi.
Herodot bu hikayesinde -hikaye dediğimize bakmayın, muhtemelen yaşanmış bir olaydır- İskit kölelerinin isyanını anlatır.
Daha iyi bir hayat ümidiyle Venezuela’dan ayrıldılar — Şimdi bedenlerini satıyorlar
StandartIsa Soares, Natalie Gallon, 11 Şubat 2019, CNN
Kukuta, Kolombia (CNN) Venezuela krizinin insanlar üzerindeki bedelini kadınların yüzünden okuyabiliyorsunuz.
Sizinle konuşurken seslerinde acı ve gözlerinde hüzün var. İlk başta çekinseler de, biraz konuşunca içlerini döküyor, göz yaşları içinde bir zamanlar kendileri için akıllarından bile geçiremeyecekleri bir duruma nasıl düştüklerini anlatıyorlar: geçimlerini sağlayabilmek için bedenlerini satmak.
Politik Radikaller kendi hatalarını hiç bir zaman tartmıyorlar
StandartJohn Timmer, 21 Aralık 2018
Ilımlılar hatalarını ayırt edebilme konusunda çok daha iyiler.

Demokrasi Paradoksu Nedir?
StandartDemokrasinin 20. yüzyıldaki yayılımı Batı’nın küresel hegemonyasının yayılımı ile doğrudan orantılıdır. Bunun anlamı pek çok toplumun demokrasiyi iç dinamiklerinin bir sonucu olarak değil, küresel trendleri yaratan Batı’nın oluşturduğu dönüşüm baskısı karşısında zorunluluk gereği yani dış dinamiklerin bir sonucu olarak üretmiş olmasıdır. Bu ilk bakışta bu ülke halkları için özgürlük alanlarının genişlediğini gösteren iyi bir gelişme olsa da çok temel bir paradoksa sebep olur.
Okumaya devam etKötü İnsanların elinde bir meslek olarak Halkla İlişkiler
Standart
Nazi Propaganda makinesi tarafından hazırlanan bir afiş (tek halk, tek devlet, tek lider)
Irina Bokova, Sara Bloomfield, 25 Ocak 2016
Aşağıdaki yazı UNESCO Genel Müdürü Irina Bokova ve USHMM Müdürü Sara Bloomfield tarafından, İkinci dünya savaşında Yahudilerin Nazi Almanyası tarafından sistemli soykırıma tabi tutulduğu Auschwitz ve Birkenau kamplarının ele geçirilmesi ve esirlerin kurtarılmasının 71. yılı münasebeti ile kaleme aldıkları bir metindir.
BU YAKINLARDA VENEZUELA’DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ BEKLEMEYİN!
StandartMaduro neden hala iktidarda ve yerine geçebilecekler neden daha iyi olmayacak!

İdealist kamu görevlisi nasıl olunur ve bu yolda nelerden vaz geçilebilir!
Standartilk yayın tarihi 2015
Alıntı yapmayı severiz. Sosyal medyanın yükselişi ile birlikte hepimiz sıklıkla beğendiğimiz sözleri paylaşır olduk. Geçenlerde M.A. Alison isimli kim olduğunu bilmediğim, paylaşımda kim olduğu belirtilmeyen ve Google’da yapmış olduğum taramada da kim olduğunu bulamadığım kişiye -bulup paylaşan olursa sevinirim- ait olduğu iddia edilen liderlik ve takım çalışması hakkında bir söz gördüm. Verdiği pozitif enerji ve başarma itkisi ile hoşuma giden bir söz.
Okumaya devam etEn iyileri işe alın, hak ettiklerini ödeyin, sık iletişim kurun, heyecanlandırın ve ödüllendirin, onlara inanın, yollarından çekilin; ayaklarınızı yerden keseceklerdir. M.A. Allison
Aydınlanmış yönetici ve inanç özgürlüğü
Görsel
Türkçesi : Felsefe Yazıları “Aydınlanma Nedir”(1784)- Immanuel Kant-
Tercüme: Nejat Bozkurt –Felsefe Yazıları-1983
AYDINLANMA NEDİR? (1784)
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır Sapare Aude! Aklını kendin kullanmak cesaretini göster! Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.