Müslüman Aydınlanmasının Peşinde

Standart

Batı Aydınlanması’nın etkilerini gören her Müslüman, ister aynı yöntemleri kullanarak isterse tam karşı durarak, bir şekilde benzer başarıları elde etmeyi hayal ediyor. Kültürü, medeniyeti, ekonomisi ve siyaseti ile tüm dünyayı etkileyen bir İslam Medeniyeti’nin var olamayacağını mı düşünüyorlar? Aslında böyle bir İslam Medeniyeti zaten var olmuştu ve Müslümanlar, Batı Aydınlanması’nı tetikleyen bir Aydınlanma dönemini de zaten yaşamışlardı.

İbn-i Heysem çalışırken, Leonardo.ai kullanılarak üretildi

Bilimsel Yöntemi keşfeden ünlü Iraklı Arap bilim adamı İbn-i Heysem ve çağdaşlarının geliştirdiği düşünce sistemi, zaten aydınlanmış bir zihniyeti temsil ediyordu. Yeni güzellikler peşinde olanlar belki de bu büyük kişiliklerin söylemlerini yeniden dinlemeli. İbn-i Heysem, gerçeği arayan kişiye sesleniyor:

Gerçeği arayan kişi, önceden yazılan yazıları inceleyen ve -insan doğasının gereği- okuduklarına inanan kişi değil, aksine yazılanlara karşı olan inancından şüphe duyan ve onlardan elde ettiğini düşündüğü şeyleri sorgulayan kişidir. Bu kişi, kendisi gibi doğası gereği her türlü eksiklik ve kusurla dolu bir başka insanın söylemlerine değil, tartışmaya ve ispata boyun eğer. Dolayısıyla, bilim insanlarının söylediklerini araştıran kişinin görevi, eğer amacı gerçeği öğrenmekse, okuduğu her şeye düşman olmaktır. Aklını, okuduğu içeriğin özüne ve sınırlarına uygulayarak, okuduğuna her yandan saldırmalıdır. Öğrendiklerini eleştirel bir incelemeye tabi tutarken kendinden de şüphe etmelidir ki böylece ön yargı ve müsamahaya düşmesin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.