“YANSIN SURİYE, YIKILSIN İDLİB, KAHROLSUN ESAD”, ÖYLE Mİ!

Standart

Uğur K.YİĞİT, Dr.

Beşşar Esad güçleri dün Halep’i ele geçirdi. Sekiz yıl önce başlayan kaotik iç savaş dönemi boyunca muhaliflerin egemenliğinde kalmış bir şehirdi Halep. Tarihi, coğrafi konumu ve nüfus yoğunluğu bakımından kritik olan bu merkezin el değiştirmesi önemli bir kilometre taşı. Esad için ele geçirilmesi gereken daha büyük bir kent yok artık. Bundan sonrası kendiliğinden gelecek. Peki ama “kendiliğinden gelecek olan şey” ne?

Okumaya devam et

Cirmimizi Bilerek Başlayalım (2)

Standart
Kozmik Ağ olarak da bilinen evrenin yalnızca % 0,000001’inin haritası. Bu ölçekte yüzellibin ışık yılı genişliğindeki Samanyolu Galaksimiz bir piksel büyüklüğünde bile değil.

<<<< ÖNCEKİ YAZI : Seslerden bir ses (1)

Sorunları bu kadar karmaşık hale gelmiş ve kendi iç dinamikleri bu sorunları çözebilecek akıl ve fehmi üretememiş toplumların bir çıkış yolu bulması kolay değil. Kronik kriz halindeki bu toplumun içinde yaşayan ve düşünen bireyin işi çok zor. Karman çorman bir oda dolusu ipliği çözmeye karar veren bu kişinin ilk yapması gereken ipin ucunu bulmak olacaktır. Bu kargaşada düşünsel yolculuğumuza nereden başlayacağız?

Okumaya devam et

Ahmet Davutoğlu ve Gelecek Partisi: Riskler, Fırsatlar

Standart

Uğur K.YİĞİT, Dr.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda” şiirini okuduğu son mitinginin üzerinden hayli zaman geçti. Neredeyse her mitinginde dinlemeye alışkın olduğumuz bu dizeleri uzun süredir duyamıyoruz. Cumhurbaşkanının konuşma metinlerinden çıkarılmıştır belki de. Çünkü beraber ıslandığı pek çok dostu artık onunla aynı yolda yürümüyor.

Okumaya devam et

Seslerden Bir Ses (1)

Standart
The Childhood Of Chaos, Ovidiu Kloska, Romania, kaynak: www.singulart.com

NOT: Yazı ilk defa meridyenhaber.com adresinde yayınlanmıştır.

Kargaşanın hakim olduğu, bizi hayata demir çıpalarla bağladığını zannettiğimiz temel değerlerin sarsıldığı, dostun dosta, babanın oğluna, kardeşin kardeşine, komşunun komşuya zarar verdiği, toplumun tüm kareleri ile sapır sapır döküldüğü, mozayiğin çatladığı, cehaletin eğitimli olmaktan yeğ olduğu, yalakaların artık utanmak zorunda kalmadığı, devletin tüm organları ile partili bir pelteye dönüştüğü garip zamanlardan geçiyoruz.

Okumaya devam et

“GÜÇ” EN ÇOK KİMİ SARHOŞ EDER? KADINLARI MI, ERKEKLERİ Mİ?

Standart

Ashley Cowie

“Güç” insanı kontrolden çıkarır derler. Şiddet ise genellikle erkek güç sahipleri ile özdeşleştirilir. Ancak araştırmacılar, genellikle barışçı ve iyiliksever olarak bildiğimiz kadın yöneticiler olan Kraliçelerin, savaş merakının Krallara göre % 38,8 daha fazla olduğunu ispatladı. #güç #cinsiyet #doğa

Osmanlı İmparatorluğunda Kadınlar Saltanatı diye anılan dönemi başlatan Hürrem Sultan (Kaynak: Topkayı Sarayı)
Okumaya devam et

HALKIN MI, SEÇKİNLERİN Mİ, TEK ADAMIN MI YÖNETİMİ EVLADIR?

Standart

İnsan, kendi döneminde yaşanan olayların ve sorunlarır ilk kez gerçekleştiğini zanneder. Kısa ömrü ve eksik bilgisi onu bu şekilde düşünmeye iter (Düşüncenin Sınırları Var mıdır?). Oysa yüzbinlerce yıla ve onbinlerce nesile yayılan insan tarihinde yaşanmamış, hatta defalarca tekrarlanmamış hiç bir şey yoktur.

Oylamada tek adam rejimi lehine konuşan ve oylamayı kazanan Darius’un İmparatorluğu döneminde ele geçirdiği topraklar
Okumaya devam et

MÜSLÜMANLAR DA CEHENNEME GİDECEK. HEM DE PEK ÇOĞU

Standart

Laki, Somalili müslüman bir genç kadın. Fotoğraf: Gabrial Chaim/CNN

Çağımızda bir Müslüman’ın en çok korktuğu şey, artık diğer Müslümanlar. Gencecik bir Somali’li kızın açlıktan ve yoksulluktan kurtulmak için gavur Batı’ya yaptığı yolculukta geçtiği üçü de Müslüman ülkelerde yaşadıklarını kendi ağzından dinleyin. Ve dua edin:

“Allah’ım beni ve sevdiklerimi kötü Müslümanların şerrinden muhafaza et. Zor duruma düştüğümde beni aşağı görse ve benden nefret bile etse, hukuk yüzünden bana katlanan Batı’lıları imdadıma yetiştir.” 

Okumaya devam et

YERLİ VE MİLLİ BİR KÜLTÜR: İMKÂNSIZ İKTİDAR

Standart

Yazan : Nejla Kurul

Kaynak : ÖzgürDenizli

Yayın Tarihi : 8 Temmuz 2019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğumgününü kutlamak için Beylerbeyi Sarayında kendisi ile bir araya gelen sanatçılar. Kaynak: ahaber

Gündelik Hayatta Kültür ve Kültür Üretimi

Yerel yönetimlerde çeyrek yüzyıldır, merkezi hükümette ise 17 yıldır iktidar olan AKP “kültür alanında iktidar olamadık” itirafında bulunuyorsa bunun siyasal iklim, gündelik hayat ve eğitimle bir ilişkisi olmalı. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın“Biliyorsunuz, siyasal iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz siyasî iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” deyişi ile AKP tabanındaki bilgi eksikliği ve dindar aydınların kültür üretimindeki sınırlılığın farkında olduğu görülüyor.

Okumaya devam et

Japonları aklımıza gelen her konuda örnek alabilir miyiz?

Standart

Japonya’daki Cinsiyetçilik Probleminin Kökleri çok Daha Derinlerde

  • Yazan : Hiroka Shoji
  • Shoji Uluslararası Af Örgütü için çalışan Doğu Asyalı bir araştırmacıdır.
  • Kaynak: Time.com
  • Orjinal Başlık : A Tokyo Medical School Rigged Exam Results to Favor Men. But Japan’s Sexism Problem Runs Even Deeper
  • İlk Yayın Tarihi: 26 Ağustos 2018
  • Tercüme : Melih R. Çalıkoğlu
Bir erkek Tokyo Tıp Üniversitesinden içeriye girerken. 8 Ağustos 2018. Bir gün önce Tokyo’da bir tıp fakültesi yürütülen bir incelemenin ardından giriş sınavlarında kadın öğrencilerin notlarını düzenli olarak düşürdüklerini itiraf edip, ayrımcılık için özür dilemişti. Kaynak: Kazuhiro Nogi—AFP/Getty Images

“Karımı bir kez daha dövdüm, çünkü kız bebek doğurmuştu.” Bunlar dedemin annemin doğduğu 1958 yılında günlüğüne yazdığı kelimeler.

Okumaya devam et

“Büyük Düşünürlerin” ve bizim sorunumuz nedir?

Standart

Melih R. Çalıkoğlu, 29 Haziran 2019

SİYASETİ ÇATIŞMA ÜZERİNDEN OKUMAK KADERİMİZ Mİ?

Atina Okulu, Rafael, İtalya, 1509 – 1511

Not: Makalenin ilk yazım dili olan İngilizce sürümüne BURADAN erişebilirsiniz.

Şu bizim eski uğraşımız, insanın toplumsallığını açıklama için sergilediğimiz gayretkeş ve hiç bitmeyen çaba, en derindeki anlamları arayışımızın insan toplumunun en derinlerde nasıl çalıştığını ortaya çıkarışımız insan oğlunun en büyük zihinlerinin, büyük düşünürlerin ve filozofların da var olmasını haklı kılan gerekçelerdir. 

Okumaya devam et