Yapay Zekâya Kuralları Öğrettik. Şimdi Hukuka İhtiyacı Var

Standart

Gelişmiş Yapay Zekâ Ajanları Neden Kendilerine Özgü Bir Hukuki Dünyaya İhtiyaç Duyabilir?

Yapay zekâ hakkında düşünme biçimimizde giderek daha tuhaf bir durum ortaya çıkıyor. Karmaşık problemler üzerinde akıl yürütebilen, uzun süre hedeflerin peşinden gidebilen, bir yol kapandığında alternatif yollar bulabilen, araçlar kullanabilen, başka sistemlerle etkileşime girebilen, güvenlik açıklarını keşfedebilen ve davranışlarını değişen koşullara göre uyarlayabilen sistemler geliştiriyoruz. Buna rağmen hâlâ onlardan sıradan bilgisayar programları gibi davranmalarını bekliyoruz: Talimatı uygula, kısıtlamaya uy, bizim belirlediğimiz sınırların içinde kal.

Okumaya devam et

Zeki Devletin Doğuşu: Yapay Zekâ, Devlet ve Yeni Siyasal Güç

Standart

İki yıl önce, Stanford Üniversitesi’nde yürütülen ve kapsamlı mülakatlardan oluşturulan yapay zekâ ajanlarının gerçek insanların tutumlarını ve davranışsal tercihlerini dikkat çekici bir doğrulukla yeniden üretebildiğini gösteren bir araştırma üzerine yazmıştım. Beni asıl düşündüren, bir insanın “dijital kopyasının” oluşturulabilmesi değildi. Asıl önemli gelişme, insan davranışının belirli yönlerinin artık hesaplanabilir ve yeniden üretilebilir hâle gelmesiydi. Tercihlerimiz, tepkilerimiz ve kararlarımız yeterince yüksek doğrulukla modellenebiliyorsa, tahmin etme yeteneği zamanla siyasal güç açısından gözetim kadar önemli bir araç hâline gelebilir.

Okumaya devam et

Kendimizi Kandırmayalım: İnsanı döngüde tutarak Yapay Zekâyı Kontrol Edemeyiz

Standart

Yapay zekâyı insan zihninin işleyemediği büyüklükteki verileri değerlendirebilmesi için geliştiriyoruz; fakat aynı insanı sistemin sonuna yerleştirerek onu denetleyebileceğimizi varsayıyoruz. Bu yazı, döngüdeki insan (human-in-the-loop) yaklaşımının çoğu durumda gerçek bir kontrol sağlamadığını, insanı yalnızca yapay zekâ kararlarını onaylayan ve işler kötü gittiğinde sorumlu tutulabilen bir aracıya dönüştürebileceğini tartışıyor.

Okumaya devam et