Demokrasinin 20. yüzyıldaki yayılımı Batı’nın küresel hegemonyasının yayılımı ile doğrudan orantılıdır. Bunun anlamı pek çok toplumun demokrasiyi iç dinamiklerinin bir sonucu olarak değil, küresel trendleri yaratan Batı’nın oluşturduğu dönüşüm baskısı karşısında zorunluluk gereği yani dış dinamiklerin bir sonucu olarak üretmiş olmasıdır. Bu ilk bakışta bu ülke halkları için özgürlük alanlarının genişlediğini gösteren iyi bir gelişme olsa da çok temel bir paradoksa sebep olur.
Okumaya devam etYazar: Melih Rüştü Çalıkoğlu
Kötü İnsanların elinde bir meslek olarak Halkla İlişkiler
Standart
Nazi Propaganda makinesi tarafından hazırlanan bir afiş (tek halk, tek devlet, tek lider)
Irina Bokova, Sara Bloomfield, 25 Ocak 2016
Aşağıdaki yazı UNESCO Genel Müdürü Irina Bokova ve USHMM Müdürü Sara Bloomfield tarafından, İkinci dünya savaşında Yahudilerin Nazi Almanyası tarafından sistemli soykırıma tabi tutulduğu Auschwitz ve Birkenau kamplarının ele geçirilmesi ve esirlerin kurtarılmasının 71. yılı münasebeti ile kaleme aldıkları bir metindir.
Güç kullanarak başkalarının geleceğini gerçekten değiştirebilir misiniz?
Görsel
Adaleti sorun etmekten kaçabilir miyiz?
Görsel
İnsan doğasını anlamadan siyaset oluşturulabilir mi?
Görsel
Düşünebilmek için neleri bilmek lazım?
Görsel
Rönesansın insanlığa kattığı şey neydi?
Görsel
İnsanın toplumsallığının temelinde ne yatar?
Görsel
Toplumsal din bireylerin benliği ile ne kadar ilgilidir?
Görsel
Nefret siyaseti nasıl işler?
Görsel